yatağa girdiğinde artık bir şeyler hakkında düşünecek vaktin olmuyor ve gözlerin sadece uykuya doğru koşuyorsa, siyah beyaz mı yoksa renkli televizyon mu sorusunu sorabilirsin herhangi bir şekilde, herhangi bir aklınla. siyah beyaz acaba geçmiş mi demekti veya renkli televizyon gelecek miydi? gelecek, sonraki gelecekten bakıldığında geçmiş güzelliğini mi hissettirecekti. hiç beğenmediğin yarına uyuduğun o cansız bugünün. belki de bir bardak barut içmiştin ölmek üzere uyanırken. korkuydu belki de eline almaktan çekindiğin fotoğraf, neler gizliydi fotoğrafta... renkli televizyon içindeki siyah beyaz televizyon ve hepsi sen uyurken gördüklerindi, bir yudum barut, seni, yavaş yavaş hızlı uyandırandı. ve o sana el sallar ve sen hep ardı dönük ayaklarının altında bir çift fotoğrafla, teki başka...
gece etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gece etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
20 Mart 2007
17 Mart 2007
denge
ne zaman eksik olsa bir şeyler ya da aksi olsa istediğimin sana çıkıyor işte o an; zaman.. çekirdeği çıtlatırken içindeki şey her ne haltsa işte o bir türlü dilime gelmiyor. ve bu belki bu da sen yoksun diyedir.
26 Şubat 2007
ben bağlacı
o kadar çok şey var ki, şimdi dünyadaki tüm bağlaçları burada toplayabilirim. "ve" ile "ki" gelirken "de" çıkagelir "ile" neden aranızda diye sorabilir. "yalnız"lık çıkagelir de, ben de bir bağlacım dostum derse ve ardından “ama, fakat” gelirse eğer, ben ne yaparım o kadar bağlaç içinde "ki" sorarım sana aslında hayat ve "ancak" hayat aslında. bu kadar mı karışır dünya. gözlerim kan kokmaya başladı, bu kadar eziyet yeter kendime, haydi kendim, al beni ve götür aynı bedene, aynı uykuda ve aynı rüyada, aynı yarına ulaşmaya...
aslında iki nokta
ben sıcacık odada iliklerime kadar titriyordum, sol gözüm yatmayı istiyordu, sağ gözüm ise günün aydınlanışını görmek. kendimde değildim. sanırım. belki de aklımdı bunu bana söyleten, ki ben bu cümleleri dudaklarımın arasından çıkarmadım.
hayat aslında ve aslında hayat.
hayat aslında ve aslında hayat.
18 Ocak 2007
ve yine de ki
kuytu bir karanlık kaplıyor
ruhumu
ve
gökyüzü çatlamış
umutsuz bir sabaha
koşarken
ben o şehirde ağaca asılıyım
ardımda güneşin bitişi
ve
kanımda sigara külleri
ışık kuytu karanlığın sahibi
beyaz sabah keskin ellerinde
adımlarımı yitiriyorum
dar sokaklarda
ve
kaybolmuş hayat yine
inadına karşımda
bir yaprak daha ellerimden
düşerken
finalde
kınından çekilen kılıç
kuytu ışık ve
anlamsız kör oluşum
ruhumu
ve
gökyüzü çatlamış
umutsuz bir sabaha
koşarken
ben o şehirde ağaca asılıyım
ardımda güneşin bitişi
ve
kanımda sigara külleri
ışık kuytu karanlığın sahibi
beyaz sabah keskin ellerinde
adımlarımı yitiriyorum
dar sokaklarda
ve
kaybolmuş hayat yine
inadına karşımda
bir yaprak daha ellerimden
düşerken
finalde
kınından çekilen kılıç
kuytu ışık ve
anlamsız kör oluşum
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
yıl olmuş kaç, sen hala ne?
bir alttaki yazı ile bu yazı arasında 15 seneden fazla zaman var. neredeyse 6000 gün. altıbin adet doğmalı batmalı gün. hepsi de adrese tesl...
-
Tatil e cıkacagım şurda 2 gün kaldı.. Ama gel gör ki işler giderek arttı. Sinir bi durum Stres oldum bugün.. Güzel olan tek şey; Mudanya ya ...
-
Parıltıları kaldı artık biriken sıkıntılarımın Organlarım teker teker dökülüyor, Kalbim o kadar sessiz ki bu duruma.. İçinden haykırıyor, du...
-
Beynimin içinde bir tadilat var. Sanırım Filler büyük hasar vermiş. Tadilat ı yapanlar kısa süreli bi uzaklık yaşa diyor.. Uzan, gözlerini k...