21 Şubat 2007

bir gün şöyle bir şey olmuştu. işte böyle bir cümlenin şu anda kurulabilmesi için ben o zamanda ‘şöyle bir şey’i yaşamıştım. son zamanlarda diye başlayan cümleler, devamını getirecek kelimelerin de cakasını bozar. aynı ‘bir gün’de olduğu gibi. bir de, ‘hani’ vardır şiirsel anlatımlarda fiyakayı bozan. o an, işte böyle bir şeydi anlatılmak istenen.

20 Şubat 2007

çok pis döverim!

bazen kendimi hiç de kendime benzetemiyorum. kafamda o kadar çok şey dönüyor ki, ne yapmam gerektiğine bile karar veremiyorum değil, ne yapmam gerektiğine karar bile veremiyorumu dahi bulamıyorum. sence bunları yazmalı mıyım? yok hayır, yazmamalıyım, onları toparlamak, cümleye dökmek, sanki doğru anlatılması gerektiğine inanıyorum ve yazarken tekrar tekrar o düşüncelerin üzerinden geçmek istemiyorum, yoruluyorum. otobüs yolculuklarında kafamı cama dayayıp aklımdan geçenleri izliyorum. sürekli yeşil ve dağ görmekten bir farkı yok ve zaten bir süre sonra da baktığım yerde artık dağlar, taşlar, çimenler beliriyor. belirmek. delirmek.
uzakta bir yakın belirdi, yanına vardığımda çoktan uzakta delirmişti.


iyi ki doğdun!

19 Şubat 2007

biri_beni_durdursun@nokta.com

bu sabah yine uyanıp, yine işe gittim ve yine bitmeyen işleri yapabırakıp eve geldim. sonra da yazayım ulan bir şeyler dedim. ettim, geldim, gittim fasıllarını atabilirsem eğer bir şeyler anlatamamamın nasıl olduğunu anlatmaya çalışacağım. çok gezen mi çok yazar, çok okuyan mı? yazıyorsan geziyor musundur? yani, aldın beni benden be. bugün çok sövdüm mesela, çünkü çok üzerime geldiler. bu cümle bir şey anlatıyor gibi fakat ama lâkin ve esasen hiç bi halt anlatmıyormuş gibi de duruyor. evet bazı kelimeler, deyimler bir zaman sonra insanlarda bi işe yaramıyor. çok üzerime geldiler, gibi. artık bünye alışmıştır. bu bünye de uyuz bir şey olsa gerek. gerisi önemli değil zaten. üstü kalsın.

15 Şubat 2007

ondört 02

alexander graham bell, 1876 yılının 14 şubat’ında sevgilisini ihmal ederek telefonu icat etmiştir. sonra zaten telekom, turkcell, filan. evet sevgililer önemlidir ancak erkek adamın sevgilisi olmaz, hatunu olur. mesaj da çekmez, direk arar, sorar. birbirine çağrı atan sevgilileri de bu sitenin bana vermiş olduğu bu güzel fırsatı kullanarak buradan* kınıyorum.

* oturduğum yerden

24 Ocak 2007

mim faciası

bir mim faciasına daha, yine derin iz tarafından yakalandık :)

beş yıldır aynı bilgisayar firmasında bıkmadan, usanmadan çalışan ve bu sayede de evindeki bilgisayarında 1500 gb lik bir harddisk topluluğu barındıran, gününün dörtte üçünü 17” veya 19” karşısında geçiren bir insanımsıyım.

eve dönüş için binilen metronun 13 dakika süren yolculuğu boyunca bu akşam ne yapmalıyım ya da bu akşam kime söz verdim diye düşünen ve eğer birine söz verilmemişse, bu akşam ne yapsam diyerek bütün geceyi hiçbir şey yapmadan geçiren; evden işe, işten eve insanıyım.

film izlemeyi seven fakat ama lâkin, izlemeye başlayabilme kısmını bir türlü beceremeyen, “şimdi ömrümden iki saat çalacak, buna değmeli” diyerek, filmlerin detaylarına netten ulaşan ve bir türlü seçip beğenemediği için, izleyemeden “hay allah! yine geç olmuş” diyen bir saçma sapanımsıyım.

çok sıkı bir pes6 oyuncusuyumdur. bizim eve gelen ve eli gamepad tutabilen herkesi karşıma alıp dövmüşlüğüm vardır. buradan yola çıkarak futbol ile çok fazla ilgili olduğumu ve her perşembe akşamı yaptığımız halı saha maçlarında vasatın üzerinde bir performans sergilediğimi söyleyen basın grubu çalışanlarına teessüflerimi bildiririm.

aşırı derecede her şeyi ve kendini umursamaz olan ben, o hayatıma girdiğimden beri, kendimi ve birçok şeyi daha bir umursamayı başarabilmiş, geri dönüştürülebilen örnek insan modeliyim.

sağ kanattan yaptığım ortaya kafa vurmasını istediğim kişiler:
7.oda
bessy
bitkisel
dir.

18 Ocak 2007

ve yine de ki

kuytu bir karanlık kaplıyor
ruhumu
ve
gökyüzü çatlamış
umutsuz bir sabaha
koşarken
ben o şehirde ağaca asılıyım
ardımda güneşin bitişi
ve
kanımda sigara külleri

ışık kuytu karanlığın sahibi
beyaz sabah keskin ellerinde
adımlarımı yitiriyorum
dar sokaklarda
ve
kaybolmuş hayat yine
inadına karşımda

bir yaprak daha ellerimden
düşerken
finalde
kınından çekilen kılıç
kuytu ışık ve
anlamsız kör oluşum

15 Ocak 2007

yıl olmuş kaç, sen hala ne?

bir alttaki yazı ile bu yazı arasında 15 seneden fazla zaman var. neredeyse 6000 gün. altıbin adet doğmalı batmalı gün. hepsi de adrese tesl...